İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Girişimcilik derken

Bir problemi fark etmek için etrafınıza duyarlı olmanız ve gözlem yapmanız gerekir. Çeşitli sorunları görmek, kendinizce çözüm yolları tasarlamak, küçük de olsa somut adımlarla kafanızdaki tasarımı hayata geçirmek ve ardından ortaya çıkma ihtimalini yakaladığınız hayalinizin gerçeğe dönüşmesini izlemek. Sizce yaşadığımız hayatta bundan daha keyif veren başka kaç tane daha uğraş olabilir ki. Para kazanmaktan bahsetmiyorum. Öncelikle düşünsel, toplumsal, aksiyon içeren ve faydaya dönüşecek bir hayalden bahsediyorum.

Yaşadığımız çağın en güzel yönlerinden biri, tutkularını zaman içerisinde ustalığa dönüştüren, ardından ortaya bir değer çıkaran insanların varlığı olabilir. Buna aynı zamanda yaratıcılık da diyebiliriz. Hayalin, tutku ile birleşip faydaya dönüşmesi. Faydanın toplumsal kabulü. Ardından kabulün getirdikleri. Herkesin bir fikre sahip olduğu ortamda, fikri nefes alır hale getiren çok az insandan biri olmanın verdiği keyif.

Yaratıcılık, inovasyon, üretim, gelişim, fayda, yenilik, bu kelimeler insanın kulağına ne kadar hoş geliyor değil mi?

Tarih boyunca insanlığın gelişimi yeni fikir sahiplerinin değil, sahip oldukları fikirleri hayata geçirme cesaretini gösterenlerin ellerinde yükselmiştir. Tekeri, bavulu, bıçağı, saati, ışığı, elektriği, hamuru, sandalyeyi bulan insanları düşünün. Her şey bir ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkmıyor. Bir ihtiyacın nasıl giderilmesi gerektiğini düşünenlerle de iş çözülmüyor. İhtiyacı gören, çözüme dair bir fikri olan ve bu fikri hayata geçirmeye çalışanlar medeniyetlerin gelişimine katkı sağlıyor. Toplumsal baskılara direnen, inanan, vazgeçmeyen, kafa yoran, düşünen, tekrar tekrar deneyen, sonuna kadar mücadele edenler başarıyor.

Yetenekli olmanız bir şeydir ama bir değer, anlam ve etki oluşturmak için çok çalışmak gerekir. Uzun süreli çalışma, bıkmadan usanmadan yola devam etmek esastır. Emeksiz ekmek olmaz diyen atalarımızın kulakları çınlasın.

Girişimcilik nedir ya da girişimcilik ne değildir? Ne değildiri bilirsek ne olduğuna dair daha önce düşünülmemiş şeyler bile aklımıza gelebilir. Her şey düşünülmüş, bulunmuş, konuşulmuş, anlatılmış, denenmiş ve yapılmış değil. Kaynaklar ve ihtiyaçlar, hayallerimiz gibi sınırsızdır. Bizim ihtiyacımız olan ilk denklem şu olsa gerek, fark et, düşün, çözüm üret, hayal et, tasarla, planla, tasnif et, sırala, harekete geç ve sonuna kadar zorla.

Efenim nasıl ve ne zaman para kazanacağız?

İşte bu asla ilgilenmememiz gereken ve aklımızdan çıkarmamız gereken, en önemsiz konu.

Para, her zaman kalitenin kölesidir.

 

Fatih Yılmaz – Şehir Kültür

 


 

Paylaşım yapmak ister misiniz?

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir