İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Epstein, çocuklar ve medya

Epstein ile ilgili iddialar o kadar çok işleniyor ki insanların bir duyarsızlaştırmaya maruz bırakıldıklarını düşündürüyor. Genel olarak şiddet olayları medyada haber, dizi ve film gibi yollarla yer buldukça bu konulara karşı bir duyarsızlaşma ortaya çıkmaktadır. Bu psikolojik etkinin çeşitli sonuçları olabilmektedir. Etkilerden birisi özellikle çocukların ama yetişkinlerin de çatışmaların çözümünde daha yaygın olarak şiddete başvurmasıdır. Diğer bir etki ise şiddet mağdurlarına yönelik empatiyi köreltmesi ve tepki verip eyleme geçmeyi azaltmasıdır. Epstein ile ilgili konularda ise vaziyet Gazze olaylarına benziyor. Her gün büyük bir vahşet, haksızlık, hukuksuzluk, soykırım izletildi. Sonuçta uluslararası kamuoyu şunu da görmüş oldu: ortada suç var ama suçlu ve ceza yok. Epstein ‘The Walking Dead’ gibi bir dizi kıvamına dönüştürülerek suç konusu alabildiğine işlenecek ancak karanlık bir yapılanma olan Siyonizm ise komplo teorisi olarak kalacak. Zaten bu duyarsızlaştırma ile insanların düşünmesi, olayların arka planlarının anlaşılmasının önüne geçilmek isteniyor olabilir.

Epstein olaylarının çocuklarla ilgili kısmı kan dondurucu. İddiaların medyada yer alması bir şekilde çocuklarımızın bundan haberdar olmasına sebep olabiliyor. Ne kadar görmemeleri için çaba sarf etsek de 10 yaşındaki bir kız çocuğunun bu tür iddiaları gördüğünde yaşadığı şok ile hüngür hüngür ağladığına şahit oldum. Onların dünyasında kuşlar, heyecanlı kitaplar, rengarenk çiçekler ve bütün güzellikler dışında bir şey bulunmaması gerekirdi. Ama bugün kontrol edilmesi neredeyse imkânsız olan medyanın ürettiği içeriklerle onların kalpli dünyası karartılıyor. Sadece görmeleri bile korkmaları için yeterli.

Ya Gazze’deki çocuk?

Ya kaçırılan çocuk?

Ya bombaların, açlığın, yoksulluğun pençesindeki çocuk?

İnsan insanın kurdu olmamalıydı. Böyle görmemeli, böyle öğrenmemeli çocuklar. Ne medyada buna maruz kalmalı ne de yaşadığı hayatta. Kötülükleri karartma, iyilik ve güzellikleri büyütme sorumluluğu en başta medyanındır. Suçun cezalandırılması sorumluluğu ise devletin. Suç işlemeye cüret edilemeyecek bir hukuk sistemi bir gün gerçek olur mu?

Medyada içerik üreten, haber yapan, dizi çeken insanlar lütfen çocukluklarına dönsünler. Dönüp bir baksınlar çocuğun dünyasına. Baksınlar o çocuğa ve dünyasına ve ders alsınlar. Dünya Epstein Adası olmasın. Birazcık vicdanlar harekete geçsin. İmaj, beğeni, reyting, para için kötülükleri gündemde tutarak özellikle çocukların başta olmak üzere toplumun psikolojisini bozup duyarsızlaştırmayalım. Bu duyarsızlık pasif kötülüğü büyütüyor. Epstein belgelerinde zikredilen isimler değil mi bugünkü dünyayı şekillendirenler? Onların şekillendirdiği medya oyununun kuralları ne kadar toplumsal sorumluluk içeriyor? Evet medya özgürlüğü bu belgelerin dünya kamuoyuna duyurulmasına vesile oldu. Oldu da ne oluyor? Bir uyanış mı var? Birbirini aldatan, öldüren insanların hikayelerinin izlendiği programlardan toplum ne fayda görüyor? Erdemin, faydalı bilginin, güzel ahlakın, güzel söz ve davranışın ve rol modellerinin medyada işlenmeye daha layık olduğunu düşünüyorum. Aksi ise Epstein’e hizmet eder. Kötülüklere karşı duyarsızlaştırma değil, iyilik kazansın.

Doç. Dr. Harun Kılıçaslan – Şehir Kültür

 


 

Paylaşım yapmak ister misiniz?

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir