İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Mehmet Biten”

İmkânsız kentlerin haritasında gezinmek: Calvino’nun gölgesinde Şehir ve Kültür

Italo Calvino’nun Görünmez Kentler adlı eseri, klasik bir şehir tanımlamasının çok ötesinde, bir tahayyül atlası olarak okunabilir. Bu kitapta yer alan kentler her biri bir…

Şehirlerin ruhu

Her şehrin kendine has bir ruhu vardır. Bu ruh, yalnızca taşların, sokakların ya da parkların düzenlenmesiyle değil; en çok da içinde yaşayan, düşünen ve üreten…

Erguvan ile Sakura arasında zamana ve güzelliğe dair iki yorum

İstanbul’un baharı erguvanla başlar, Japonya’nınki sakurayla. İki coğrafya, iki ağaç, iki çiçek… Ama aslında, iki farklı medeniyetin zamana, hayata ve güzelliğe dair söyledikleri aynı cümlede…

Kızılay’da zamanın kıyısında bir bellek yürüyüşü

Uzun zamandır yolum Kızılay’a düşmemişti. Otobüsten iner inmez, hiçbir plan yapmadan, ayaklarım beni doğrudan Dost Kitabevi’ne götürdü. Sanki bilinçaltı bir sadakatin uzantısıydı bu yürüyüş; şehirle…

Fıstık, ekran ve arzu: Televizyon bağımlılığından dijital esarete

“Televizyondan nefret ediyorum, fıstıktan nefret ettiğim kadar, ama fıstık yemekten kendimi alıkoyamıyorum.”  Orson Welles Orson Welles’in bu cümlesi, çağdaş insanın çelişkili arzularına ayna tutan bir…