Arapça Kitap Fuarı – Hadi gari sen de gel!

Türkçe ile Arapça arasındaki bağların yeniden canlandırılması amacıyla İstanbul’da Arapça Kitap Fuarı düzenleniyor. Türkiye Yazarlar Birliği ve Haşimi Yayınevi’nin birlikte düzenlediği Arapça Kitap Fuarı 12 -21 Şubat tarihleri arasında Cağaloğlu’ndaki Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleştirilecek.

Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan, Lübnan, Ürdün, Fas ve Kuveyt gibi ülkelerden yayınevlerinin katılacağı Arapça Kitap Fuarı’nı 10 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Yurtiçi ve yurtdışından yayınevlerinin katılımıyla tam bir kültür şölenine dönüşecek olan fuar Yusuf Kaplan, Bedri Gencer, Ebubekir Sifil, Kamil Büyüker, Ahmet Turan Arslan, Cahit Baltacı, Kemal Yıldız, Ali Sözer, İbrahim Aydemir, Sariye Rifai, Kureyyim Racih gibi yazarları okurlarıyla bir araya getirecek. TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, “Bu fuar Allah’ın izniyle Frankfurt, Kahire, Tahran kitap fuarları gibi geleneksel hale gelerek her ülkeden misafirlerini ağırlayacak ortak kültürel bir devrimin ateşleyicisi olacak” diyor.

İHTİYAÇLAR DİKKATE ALINDI

28 Şubat döneminde Türkiye’ye gelen Arapça gazete, dergi ve eserlerin toplatıldığı günlerden Arapça kitap fuarının düzenlenildiği günlere gelindiğini belirten Bıyıklı, Arap ve Türk Yazarlarla söyleşiler, Şiir ve Musiki dinletileri gibi bir birçok kültürel faaliyetlerin gerçekleşeceği fuara özel hazırlanan Arapça Çocuk Dergisi’nin, fuara katılan çocuklara hediye edileceğini söylüyor. Bütün hazırlıkları tamamladıklarını belirten Bıyıklı, “Yaklaşık üç aydan beri fuarla ilgili profesyonel manada çalışma yaptık. Aktif bir düzenleme kurulu oluşturarak gerekli bütün çalışmalar tamamlandı” diyor.

İstanbul’un önemi artacak

Arapça’nın bin yıllık ilim ve kültür dilimiz olduğunu söyleyen Semerkand Medya Grup Genel Yayın Yönetmeni Ali Sözer, Arapça Kitap Fuarı için şu ifadeleri kullandı; Tarihimiz, kültürümüz, aklımız bu dilde yazılan eserlerimizde. Bizim alimlerimiz yazdılar bu kitapları. Fakat birden ilişkimiz kesildi, köprüler yıkıldı. Bu fuar ülkemizde terk edilmiş mirasa dikkat çekecek, atıl potansiyeli aktif hale getirecektir. İlişkilerin güçlenmesini sağlayacak, İstanbul’un önemini artıracak.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir