Ramazan değişmektir

Ramazan ilk önce sofralara değil gönüllere gelir. Ramazan değişmektir. Kapital dünyanın düzeninin tam ortasında bir diriliştir. Kime göre oruç bir arınma, kimine göre büsbütün maddi manevi bir değişimdir. Kendimizi kattığımız kadar yaşarız Ramazanı, yazında ayrı güzel kışında rabbim ne zaman verdiyse ayrı güzel. Gelgelelim Ramazanı yaşarken bayımıza gelen olumsuzluklara…
Her Ramazan aynı sorular…
Sakız çiğnemek orucu bozar mı?
Yanlışlıkla su içmek orucu bozar mı?
Orucu unutarak yemek yemek orucu bozar mı?
Ağızımızı çalkalarsak oruç bozulur mu?
Gibi gibi bir sürü mesele !
Mevzu nefis olunca kıyından köşesinden ne koparırız diye düşünen insan bu Ramazan’ı nasıl geçirirm diye düşünüyor mu ?
Sabah namazından sonra nasıl Kuran-ı Kerim okurum diye düşünüyor mu?
Bu sabah, sabah namazını camide kılacağım diyebiliyor mu?
İftarı bir hurmayla açıp akşam namazını eda edip sonra yemek yerim diyebiliyor mu?
Bu Ramazan yetimleri sevindireyim, akrabayı, türbeleri, mezarlıkları ziyaret etmeliyim diyebiliyor mu?
Acaba hepimizin derdi fırında sıcak pide kuyruklarında bekleyip pişmek mi?
Fırın kuyruklarında nasıl da bereketli geçiyor Ramazanlar öyle değil mi?
Lüks iftar sofralarında nasıl da iyi oluyor ümmettin yetim çocuklarını konuşmak..
Hiçbirimizin ağızının tadı kaçmıyor ölürken Gazze’de minik çocuklar..
Hepimiz suçluyuz bu Ramazan için kendimi nasıl değiştirebilirim demediğimiz için.
Ama hepimiz.

Ali Ahmed Uğur




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir