Geziyorum o halde varım

Ara tatili nedeniyle uyku düzenimin! Pardon “düzen” kelimesini tercih etmek pek doğru olmayacak sanırım durumu ahvalimi belirtmek için.. Neyse, uyku saatlerimin birbirine girdiği şu günlerde arşivimdeki fotoğraflara bakarken dikkatimi çeken bir konuya değineyim dedim sıcağı sıcağına.. Yollar, evet bildiğimiz yollardan bahsediyorum; otoyol, köy yolu vs.. Seyahat etmeyi çok seviyorum bunun farkındayım ama arşivimdeki fotoğraflara bakarken bir şeyin daha farkına vardım; yol fotoğraflarını da seviyormuşum meğer.. Hemen hemen her seyahatimde bir otoyol sığdırmışım kadrajıma.. Siz sehirkultur.com okuyucuları için derlediğim gezi yazısını paylaşıyorum.

TAHA FATİH CAN

Sevgili okuyucular yollar size neleri çağrıştırıyor bilemiyorum ama bana, içimde kelebeklerin uçuşmasına vesile olacak şeyleri çağrıştırıyor.. Sürekli düşündüğüm, planlar kurduğum geleceğim.. Evet, geleceği çağrıştıyor bana yollar ve her uzun yola çıktığımda, cama yansıyan, bir görünüp bir kaybolan o beyaz şeritleri izlerken düşündüğüm tek şey; geleceğim.. Annem, “İnsan hayatı inişler ve çıkışlarla doludur” der hep.. Belki de o beyaz şeritlerin cama yansımasını çıkışlarla, kaybolmasını da inişlerle özdeşletiriyorum ve bu sebepten yollarda geleceğimi düşlüyorum.. Oldum olası fotoğrafa hep bir ilgim vardı ama üniversite 1. sınıfta temel fotoğrafçılık dersini aldıktan sonra hele ki dersin vize sınavında koca sınıfta tek 100 alacak kişi olacak kadar kendimi kaptırdıktan sonra bir profesyonel fotoğraf makinası edinmenin zamanı gelmişti.. Bu uğraşa ilgisi olan tüm arkadaşlarımı bu konuda rahatsız ettikten sonra şu anda bile “İyi ki” diyerek andığım Nikon D90’ıma kavuşmuştum.. Evet fotoğraf makinasını temin etmiştim ama şimdi lazım gelen şey bir seyahate çıkmaktı.. Derken kuzenimle bir Anadolu turu yapalım dedik.. Akşam saatlerinde çıktığımız Anadolu yolculuğumuza uzun molalar vererek devam ediyorduk.. Acelemiz yoktu ne de olsa.. İlk durağımız Konya’ydı.. Oraya uğranmalıydı.. Derken güneş doğmaya başladı..

Otoyoldan Güneşin Doğuşu

Doğunun yaldızı Adıyaman’a kadar gelmişken Nemrut Dağı’na çıkmamak olmaz dedik.. Ama ne kuzenimin ne de benim akıl edemediğimiz bir şey vardı.. Mevsim, kıştı ve Nemrut Dağı karla kaplıydı.. Hayır tedbirsiz değildik, kar zincirimiz de vardı.. 1 saat uğraşıp takamadığımız kar zincirimiz.. Meğer kuzene yanlış ebatlarda kar zinciri vermişler.. Bir türlü geçiremedik tekerlekten kar zincirini.. Yapacak bir şey yoktu yola yayan devam edecektik.. Aşağıdaki fotoğrafın sağ tarafındaki tepe Nemrut Dağı’nın zirvesi.. Arabanın bulunduğu noktadan dağın zirvesine tırmanmak yaklaşık iki saatimizi almış olsa da keyifliydi.. Evet keyifliydi diyorum çünkü dağın zirvesinde gördüğümüz kocaman bir ayak izi ikimizi de germişti.. Bir insana ait olmayan bu ayak izleri bu mevsimde ancak bir ayıya ait olabilirdi.. İki saatte tırmandığımız Nemrut Dağı’ndan inmek 45 dakikamızı almamıştı..

Nemrut Dağı’na Çıkarken

Sözgelimi muhabbet Anadolu’dan açılmışken, 4-5 ay evvel iki arkadaşımla birlikte yaptığım Anadolu turunda Midyat’ta çekmiş olduğum bu fotoğrafı da seyrinize sunayım dedim.. Beşik Kertmesi, Sıla, Aşk Bir Hayal gibi dizilerin çekildiği ev bu sokakta yer alıyor.. Ayrıca sokakta bulunan kemer bu yörede çekilen dizilerin birçoğunda kullanılıyormuş..

Midyat Sokaklarından

Batı Karadeniz’e doğru çıkalım ve daha da eskiye, 2010’a gidelim.. Hayatımda Zonguldak’tan öteye geçmediğim Karadeniz Bölgesi’nde biraz daha ileri doğru gitmiştim altı arkadaşımla birlikte.. Kastamonu’dan bahsediyorum.. Sahil kasabası olan Cide’de geçirdiğimiz bir haftayı hala anarım hoş anılarla birlikte.. Sahil yolunda bulunan, gölgesinde dalgaları izlediğimiz bu ağaç pek dikkatimi çekmişti..

Cide, Kastamonu

İki yıl sonra, 2012’de bir daha yolum düştü Kastamonu’ya.. Tabi gider gitmez kontrol ettiğim ilk şey iki yıl önce fotoğrafını çektiğim o ağaç olmuştu.. Ağaç yerli yerinde duruyordu hatta önüne bir de bank kondurmuştu Cide Belediyesi..

Cide, Kastamonu

Yakın zamanda iki arkadaşımla birlikte yapmış olduğum seyahatte ilk durağımız Abant’tı.. Tabiiki göl manzarasında kahvaltımızı yaptık.. Dönerken Abant yolundan da bir kare alayım istedim..

Abant Yolu

Güneş bulutların arasından tecelli ediyordu yeryüzüne.. Afyonkarahisar seyahati dönüşünde almış olduğum kare..

Bulutların Arasından

Yine Afyonkarahisar seyahati dönüşü bulutlar ilişmişti gözüme.. Sağolsun babam da pek şikayet etmiyordu 5-10 kilometrede bir arabayı durdurmama.. İstanbul’dan uzakta gökyüzü ne de temizdi..

Otoyoldan Bulutlar

Son fotoğraf da üç yıldır yaşadığım Büyükçekmece’den olsun istedim.. Güneşin batışına denk gelmişti Tüyap metrobüs durağına varmam.. Makinam yanımdaydı ama tripodum yoktu.. Işık yetersiz olsa da bir kare alayım istedim Büyükçekmece’ye doğru..

Beylikdüzü’nden Büyükçekmece’ye



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir